Geri | ||
| Saadet Bayri Fidan | ||
Kuşlar cıvıl cıvıl ötüşürken, ağaçlar henüz çiçeğe yeni yeni durmuşken, güller en güzel kokusunu yaymışken tüm şehre… Ben dünyaya “merhaba” demişim. İlk, orta ve lise eğitimimi Gaziantep’te tamamlayıp Bursa’nın yolunu tutmuşuz. “Başka şehirde yaşanır mı ki?” demeden, bambaşka bir kıyıya demir atmışız. Bütün hatıraları uzak bir şehirde bırakıp “vira bismillah” diyerek, yaşama başlamışım. Başörtüsü yasağı dolayısıyla eğitimime devam edemeyip öğretmen olamamışım. Çocuklarımı hiç görmemiş, onlara bir şeyler anlatamamışım. Ve hiçbir çocuk bana “öğretmenim” dememiş. Sonra yaşam ağlarını örmeye başlamış. Çok sevdiğim bir aile dostumuzu kaybetmişiz trafik kazasında, canım o kadar acımış ki ne gözyaşı, ne söz kâfi gelmiş. Bir kalem anlatmış halimi, yazdıkça yazmışım. Ve böylece yazının kutsal toprağına adım atmışım… 2004 yılında Yeni Asya Gazetesinin açtığı ve birinciliğe layık eserin bulunamadığı, “Zübeyir Gündüzalp Hikâye Yarışması”nda üçüncü olmuşum… Bu başarının ardından, hikâyelerin kapısını aralamış ve içeri bakmışım. Neler görmüşüm neler… Hepsini yazmaya koyulmuşum. |
| Allah yaratır alet kullanmadan |
| -Evrim teorisine eleştirel bir yaklaşım ve yaratıcı zorunluluğu- Giriş: Ünlü filozof Aristo, kurbağaların bataklıklardan teşekkül edişini “spontane generasyon” diye isimlendirmiş, yani “kendiliğinden oluşma” şeklinde ifade etmişti. Aristo çok tanrılı Yunan mitoloji döneminden, tek tanrılı döneme geçişin filozoflarından biridir. |
| Devamı >> |