Define avcılığına çıkanlara hayret ediyorum. Çünkü hayatın bizzat kendisi bir hazine değil mi? Yaşadığımız hayatın her ânı, bulunacak her hazineden daha kıymetlidir. Hayatımız da keşfedilmeyi bekliyor ve bunu hak ediyor. Ama elden çıkmadan kıymeti bilinmiyor.
Farklı ve şok etkili ibadetleri bulunan günlere, aylara, yani Üç Aylara girdik. İbadet fırtınaları için programlanmış ve gündemimize taşınmış bir yeni sürüm bu günler ve bu aylar.İçinde mübarek geceler var, mübarek günler var, farz, vacip, sünnet farklı hükümlerde ve farklı şekillerde ibadetler var. Gündüzleri oruçla, geceleri namazla, zikirle, dua ile
“Ey inananlar, Allah’tan korkun; herkes yarın için ne (yapıp) gönderdiğine baksın. Allah’tan korkun; çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.”(Haşir, 18)
Acımadan geçiyor zaman sağımızdan ve solumuzdan.
Her an yakalamak ya da elimizi uzatıp tutmayı beklemek ne mümkün. Daha dün gibi, üşüdüğümüz günler. Titreyerek sokaklardan geçtiğimiz anlar… Kat kat giyinip, bir yere gitmek için iki kere düşünüşümüz. Ve “Havalar ısınsa da rahatlasak,
Hayat ve içinde yaşadığımız dünya her şeyle birlikte bu mükemmel iradenin ve takdirin tasarrufu altında devam etmekte.
İmanın en parlak sureti ise, varlık âlemindeki her şeyin Onun takdiriyle olduğuna ve başımıza gelen her hadisenin Onun izni ve keremiyle buyur edildiğine olan teslimiyetimizdir.
Ey sofrasından rızıklandığım Rab, her şeyin elinde, yüzünde, gözünde, ruhunda seni hissetmemek ne büyük gaflet ve ben ne büyük gafillerdenim. Her şey seni anlatır, her şey seni söyler, her şey seni nağmelere dökerken, işitmeyen kulaklarımdan, görmeyen gözlerimden, hissetmeyen kalbimden,
Kâinatta her şey bir akış halinde. Statik hiçbir şey yok. En hareketsiz görünen bir kaya parçasının içinde bile, atom altı âlemde astronomik hızlarda bir hareketlilik mevcut. Zerreden devâsâ kürelere kadar her şey deveran ediyor. Ya kendi ekseninde,
On üç bin beş yüz yıldan bu yana iskân edilen dünyanın en eski şehrini gezeceğiz. Bir tarım, turizm, tarih, kültür, ticaret ve peygamberler şehri Şanlı Urfa... Tarihî mekânlarında gezerken binlerce yıl geçmişe yolculuk yapacaksınız, çağdaş yapılarının arasında gezerken
Yolculuk başlamış ve bu kaderimiz olmuşsa, ayrılığa düşmüşüz demektir. Buluştuğumuz ve buluşacağımız ne kadar şey varsa, o kadar da ayrılık yaşarız. Konduğumuz her bir şey içimize bir söz taşırken, ondan kopuşumuz da bir boşluk, bir anı oluşturur.
Türkiye'nin değişik yerlerinde ve zorluk derecesi bir birinden farklı çok sayıda rafting parkuru var. Bana göre gençler için en dinlendirici tatil faaliyetlerinin başında rafting geliyor. Rafting bir anlamda tabiatla içiçe, akarsuyu yenmeye
Hayatı peygamberimiz kadar incelenmiş, her hali, her tavrı, her sözü, en küçük detay bile atlanmadan nesilden nesile aktarılmış başka bir insan yoktur yeryüzünde.
Onun hayatını araştırmak, elbette sadece bir merak değildir. Ama bugün, insanlara hiçbir değer katmayan, hatta kimi davranışlarıyla kötü örnek olan ünlü simaların bile ne kadar merak edildiğini hesaba katarsak, Allah’ın “habibim” dediği bir zatı sırf merak için bile olsa bu kadar araştırmak, elbette boşuna olmazdı. Kimdi, daha doğmadan, mucizelerle kendisine karşılama töreni yapılan? Kimdi, “Sen olmasan, kâinatı yaratmazdım” denilen? Kimdi, asırlardır milyarlarca insanın peşinden koştuğu, örnek aldığı, rehberi kabul ettiği?