Skip to content

Genç Yaklaşım Dergisi

Anasayfa arrow KAPAK
KAPAK
O'na seyahat Yazdir E-mail
Yazan İsmail Tezer - (5652)   
Friday, 13 June 2008

"Bismillah her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız.”

Kâinattan yaratıcısını soran seyyahın, yani Said Nursi’nin Sözler isimli eserinin ilk sözünün ilk cümlesidir bu.

Onun, her ne kadar Evliya Çelebi gibi “Seyahat ya Resûlallah!” dediği vaki değilse de, ömrü boyunca maddi-manevi seyahat içerisinde olduğu bilinen bir gerçektir.

 
Dünya bir menzil, insan bir seyyah Yazdir E-mail
Yazan Meryem Tortuk - (7274)   
Friday, 13 June 2008
Hayat boyu seyahatteyiz, oturduğumuz yerde bile binlerce yere konargöçeriz hayallerimizin sonsuz genişliğinde. Ama gerçekten gidip görmenin, dokunup hissetmenin adı da, tadı da başka olsa gerek. Çocukluğumda, dimdik
 
Haremeyne giden ihtişamlı bir alay: SURRE Yazdir E-mail
Yazan Reyhan Keser - (7595)   
Friday, 13 June 2008

Surre alayı; Osmanlı Devleti'nde her yıl, mukaddes yerlerin ve Hac yollarının emniyetini sağlamayı kutsal görev olarak üstlenen Halife/Sultanlar tarafından İstanbul'dan Haremeyn'e, Mekke ve Medine halkı ile Mekke Şeriflerine, para ve armağanların götürülmesi için düzenlenen alaydır.

 

Foto: Recep Bozdağ

 
Han duvarları Yazdir E-mail
Yazan Administrator - (9085)   
Friday, 13 June 2008
    Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
    Bir dakika araba yerinde durakladı.
    Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,     
    Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...     
    Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,     
 
Seyahat denince Evliya Çelebi'yi unutmak olmaz Yazdir E-mail
Yazan Administrator - (10760)   
Friday, 13 June 2008

Kırk yılı aşkın süre Osmanlı ülkesini ve diğer ülkeleri dolaşarak yazmış olduğu eseri ile adeta bütünleşmiş olan Evliya Çelebi (1611- 1684) 17. yüzyılın önde gelen gezginlerdendir. Seyahatname adlı eserinde

 
Hayatımız kaç marka eder? Yazdir E-mail
Yazan Belkıs Ertürk - (6657)   
Wednesday, 14 May 2008

20. yüzyılın ikinci çeyreğinden itibaren dünyanın değişim hızıyla şekillenen bir toplumsal yapımız var. Kitle iletişim araçlarının devreye girmesiyle birlikte diğerini tanıma serüvenimiz başladı. Teknolojik değişim o kadar hızlıydı ki radyo, TV, bilgisayar derken

 
"Marka-Marka" dedikleri ne menem bir şeydir? Yazdir E-mail
Yazan Hakan Kahraman - (5372)   
Wednesday, 14 May 2008

Markalaşma ve marka, son yıllarda küresel ekonomide kendini iyiden iyiye hissettirmeye başlayan kavramların başında gelmektedir. Markalaşma yolculuğuna çıkan pek çok ürün veya firmanın kaybolup gittiğine, az bir kısmının da dünyanın kapılarını zorlayacak kadar büyüdüğüne tanıklık ediyoruz.

 
Şimdi reklamlar!.. Yazdir E-mail
Yazan Belgin Çakır - (7301)   
Wednesday, 14 May 2008

Televizyonun başındayım yine. Ama bu kez bir program ya da dizi değil takip ettiğim. Bir sinema filmi ya da tartışma programı hiç değil, çizgi film ya da olağanüstü güçlerin olağanmış gibi göründüğü programlar da değil izlediğim.

Reklâmları izliyorum. Oturup kanal kanal geziniyorum.

 
Gençler marka için ne dedi? Yazdir E-mail
Yazan Merve Kayacan - (5722)   
Wednesday, 14 May 2008

*Marka isteği nereden doğuyor?

Hayranlık ve özentiden.

*Marka hangi boşluğu dolduruyor?

Bilmem sanırım kendimizi daha iyi hissediyoruz ondan :))

 

 

Soner Kersü

 
Propaganda, reklâm, marka = Esaret Yazdir E-mail
Yazan Mustafa Gökmen - (8077)   
Wednesday, 14 May 2008
Siyasal bir terim olan propagandanın çoğu kez bir olumsuzluk içerdiği düşünülür. Propagandayı günümüzde en yaygın kullanan meslek grubu reklâmcılar ve politikacılardır. Reklâmın temeli tamamen propagandaya dayanmaktadır. Reklâm enstrümanları tamamen propaganda tekniklerini kullanmaktadır.
 
<< Baslangiç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Anket

Ergenekon operasyonu derin devleti temizleyecek mi?
 

KAPAK KONUSU

Peygamberimizin gençliği, gençliğin Peygamberi
Hayatı peygamberimiz kadar incelenmiş, her hali, her tavrı, her sözü, en küçük detay bile atlanmadan nesilden nesile aktarılmış başka bir insan yoktur yeryüzünde. Onun hayatını araştırmak, elbette sadece bir merak değildir. Ama bugün, insanlara hiçbir değer katmayan, hatta kimi davranışlarıyla kötü örnek olan ünlü simaların bile ne kadar merak edildiğini hesaba katarsak, Allah’ın “habibim” dediği bir zatı sırf merak için bile olsa bu kadar araştırmak, elbette boşuna olmazdı. Kimdi, daha doğmadan, mucizelerle kendisine karşılama töreni yapılan? Kimdi, “Sen olmasan, kâinatı yaratmazdım” denilen? Kimdi, asırlardır milyarlarca insanın peşinden koştuğu, örnek aldığı, rehberi kabul ettiği?
Devamı >>

Üye Girişi






Sifremi unuttum !
Siz de bize katilin? KAYIT Olun

Kimler Online

Su anda 1 ziyaretçi çevrim içi

İstatistikler

Üyeler: 588
Haberler: 612
Baglantilar: 7
Ziyaretçiler: 6356804