Genç, temiz çocukluk fıtratının devamında, kemale başlangıç zamanlarıdır. Eğitimle, çocuk fıtratı bozulmadan, temiz bir şekilde kontrol edilirse gençliğe adım attığında, istediğiniz kemaldeki, güzellikteki gençliği yakalamak daha kolay olur.
“Beni nasıl zorla siyaha boyayıp zenci kılmaya çalışırsın? Beni bu rengimle kabul et, ‘hepinizi aynı çatı altında topluyorum ben’ de. Büyük bir keyifle, ‘Ben Türkiyeliyim arkadaş!’ diyebileyim.” “Türkiyeli olarak, Türkiye’ye karşı en küçük bir saldırıda Türk’ü, Laz’ı Çerkez’i, Boşnak’ı, Kürdü, Ermeni’si hepimiz tek vücut olabiliriz.”
*Fotoğraf çekmeye nasıl başladınız? Sizi fotoğrafa çeken ne oldu?
40 yıllık gazetecilik hayatım var. Bundan 30 yıl kadar önce Ara Güler Mardin’e gelmişti. Fotoğraf çekimi yapıyordu. O çekerken benim de hoşuma gitti. Aslında Ara Güler’den kıskanarak başladım fotoğraf çekmeye. Ve o günden beri de fotoğraf çekiyorum. Çekimlerimde, her zaman kaliteyi yakalarım ve deklanşöre basarım.
“Dünyada malını, mülkünü, her şeyini bırakır gidersin. Bu albümden sonra benim yeni bir idealim var artık: Çoban olmak. Benim yeni idealim bu. Ulaşabileceğim en son noktadır o. Ne bir gökdelenimin, ne bir uçağımın olmasını istiyorum.”
“Kendilerini tanıma süreçlerini çok iyi değerlendirmeleri, sınırlarını keşfetmeleri gerekiyor. Sınırlarını gerçekten tanırlarsa o zaman yasakların ne kadar anlamlı ya da anlamsız olduğunu görecekler.”
Hasan Cihat Örter’le ropörtajımız, Temmuz ayındaki müstehcenlik sayısını tebrik etmesiyle başladı. Aralık sayımızda söyleşiyi ancak tamamlayabildik. İnanmayacaksınız ama böyle oldu… Üsküdar aşığı olan Hasan Cihat Örter
Sayfa sayfa dökülüyorum. Takvimlere yazılmışım. Yaprak yaprak tutunuyorum hayata. Dalımdan düşen rakamların sürekliliğinde, çabalamaktayım. Bir vuruşlar zincirinin halkalarından tek tek geçiyorum. Önce yelkovan takip ediyor, baltalıyor ömrümü, sonra akrep... Tik, taklar arasında mekikteyim. Önce tik, sonra tak…