| Kürtçe duyunca korkmayın |
|
|
| Yazan H. Hüseyin KEMAL | |
| Thursday, 10 January 2008 | |
|
Ses sanatçısı Rojin ile söyleşi
"Hiçbir halkın hiçbir halkı aşağılamaya küçümsemeye hakkı yok. Hepimiz insanız, ağladığımızda aynı tuzlu gözyaşlarını akıtıyoruz. Ayrımcılık ve faşizan duygular çok kötü bir şey." Giriş: Mardinli bir baba ile Suriyeli anne babanın çocuğu Rojin... İyi bir tiyatro ve ses sanatçısı. Etnik müziğini iyi bir şekilde yaptığı için 2005'te Altın Kelebek ödülü aldı. Bunun yanında ne kadar etkili olduğunu bilmediğim karate macerası var. Bir de Kürtçe şarkı söylediği için gözaltına alınıp nezarete atılma serüveni. Rojin Kürtçe söylemeyi kimliğinin bir parçası olarak görüyor ve bunun ayrımcılık olarak algılanmasından nefret ediyor. Hakeza albümlerinde Türkçe parçalar olduğu gibi dinleyicileri arasında Kürtçe bilmeyenlerde var. * —Türkçe ve Kürtçe karışık albümler çıkarıyorsunuz. Bir de bunları pop tarzında yapıyorsunuz. Bu karışımın amacı ne? Kurgulanmış bir şey yok. Doğduğunda kulağında gelen sesleri inkâr etmek benim ruhuma ters. Anadilimde söylemesem kendimi rahatsız hissederdim. Aşağılanmanın, küçük görülmenin yok sayılmanın her türüne karşıydım. Bu tarzda aile yapısı ve kişilikle alakalı. Hem Türkçe hem Kürtçe şarkılar olması da bu ülkede yaşayan bütün unsurların kardeş olmasıyla alakalı. Biz kendi değerlerimizi sevmeden Avrupa, Amerika özentileriyle yaşıyoruz. Zamanımız başkalarına özenerek geçiyor. Benim pop tarzına yaklaşmış olmam Kürtçe müziğe yeni kapılar açmak adınaydı. —Bir röportajınızda şarkılarınızı kastederek "Ben slogan atmıyorum" diyorsunuz… İnsanlar Kürtçe şarkılara önyargı ve tepkiyle yaklaşıyor. Ben de "Hiçbir yer için slogan atmıyorum, silah taşımıyorum. Sadece kendi anadilimde şarkılar söylüyorum" deme ihtiyacını hissettim. Ortak geçmiş ve duygularımız var. O yüzden, Türkçe şarkılara Kürtçe sözler yazdım. “Başka arkadaşlar slogan atıyor, ben atmıyorum” anlamına gelmemeli. —Bazılarının slogan attığını biliyoruz. Slogan atmayla bir ilerleme sağlanıyor mu? Herkesin bir dünya görüşü vardır. Bunu ifade ediş biçimi farklıdır. Bugüne kadar "Yaşasın ve kahrolsun" dedik ama ne bir şey yaşadı, ne de bir şey kahroldu. Bu konuda bir şey elde edilmedi. Edilmedi diye de sistemin her dediğine evet demek çok doğru gelmiyor. Slogan atmamak derken ajitasyon yapmıyorum. Müzik yaptığımı, ortaya çıkan kavgada köprü görevi görmek istediğimi belirtiyorum. Kürtçe duyunca korkmayın. Hiçbir halkın hiçbir halkı aşağılamaya küçümsemeye hakkı yok. Hepimiz insanız, ağladığımızda aynı tuzlu gözyaşlarını akıtıyoruz. Ayrımcılık ve faşizan duygular çok kötü bir şey. —Kürtçe müziğin daha önceki yıllarda yasaklandığını biliyoruz. Bu tür yasakları nasıl değerlendiriyorsunuz? Son derece ilkel. Bunu konuşmaktan utanıyorum. İsterim ki başka şeyler konuşalım. Yıllarca “kasetimiz toplatılır mı?” diye büyük üzüntü içinde yaşadık. Her katıldığım programda "biz seni çok seviyoruz her dilden oku ama Kürtçe okuma" diyorlar. Böyle olunca Kürtçe de okumak istiyorsunuz. Rahat bırakılsa her şey kendi seyri içinde şekil alacak ancak bir şeyleri sınırlayınca daha ilgi çekici hale geliyor. —Kürtçe bilmeyip sizi dinleyen sevenleriniz var mı? Çok var. Çok sayıda mail alıyorum. Programlarımda Kürtçe bir şey söylediğimde "anlayanlar" diyorum yarı yarıya diyebilirim. Türkçe dinleyenimde en az Kürtçe dinleyenim kadar var. İçe içe yaşadığımızı hisseden çok sayıda insan var ama yetkin ve etkin beyinler bunun farkında değil. —Şarkınızın bir yerinde Kürdistan geçtiği için nezarete atıldığınızı biliyoruz. Bu etkin ve yetkin kişiler hakkında ne söylersiniz? Bu ülkenin bölgeyle ticaret yapan esnafı bilir ki her belgenin üzerinde böyle bir kaşe var. Benim bulduğum bir laf değil ki bu. Ona öfkelenip ülkende yaşayan bir hanım sanatçıyı gözaltına almak acizce bir davranış. Büyük şeylere kızıp evde karını çocuklarını dövmek gibi bir şey. Dünyanın en komik şeyidir herhalde şarkıyla teröre yardım ve yataklık etmek... —Kürtçe şarkılar çıktıktan sonra aklıma hep "Star olmuş Kürt sanatçılar neden bunca sene bize Kürtçe okumadılar?" dedim durdum... Neden? Herkes kendini nasıl ifade etmek istiyorsa öyle ifade eder. Büyük gücün yanında olmak varken yoksul ve gariban bir halkın dilinden şarkılar okumak bazılarına iyi gelmeyebilir. Onları da anlamaya çalışıyorum. Korkmak ayıp değil, çünkü Kürtçe söylemek ateşten gömlek. —Gerçi şimdi o kadar da ateşten gömlek değil... Yok yok, hâlâ öyle. Bu konuları konuşurken çok sakınarak konuşuyoruz. Niye bu hale geldik anlamıyorum. Hâlâ o güçler durdurulamıyor. —Bir sanatçı olarak sizin Türk ve Kürt halkını yaklaştıracak bir projeniz var mı? Benim daha önce tiyatro oyunu gibi bir projem vardı ama bu hayata geçirmek çok zor. Daha fazla, katmerli bir hoşgörüye ihtiyacımız var. —Hoşgörüden çok uzak olduğunuz için mi bir söyleşinizde "Keşke Kürt doğmasaydım" dediniz? Çarpıtmak bazı gazetecilerin alışkanlığıdır. "Ben Kürt olmaktan yoruldum artık, kimse soyunu sopunu seçmiyor, insanı doğduğuna pişman ediyorlar" dedim manşete öyle taşıdılar. Beni aşağılayan Kürtler oldu, madem pişmansın o zaman kendine Kürt deme dediler. Bunlar dar kalıplı bakışlar. —Beyaz Türkler kavramı yanında beyaz Kürtler de var. Onlara ne demek istersiniz? Bazıları için her şey para olmuş. Kimseyi yargılamıyorum, kimseye bunu yapın demek gibi hakka sahip değilim. Zenginlik kendi kültüründen uzaklaşmak tamamen farklı bir varlık haline gelmek gibi algılanıyor, anlaşılıyor. Hâlbuki cüzdanı doldukça beyni boşalan insanlar sürüsü oluşmaya başlıyor. Hâlbuki kendi kültürüne değerlerine sahip çıkan insanlar zengindir. —Kürtler Türkiye için nasıl bir zenginlik "iyi ki varlar" dedirtecek şey ne? Bu ülkede yaşayan bütün unsurlar iyi ki var. Ermeniler bu ülkeye sanatı, kültürü, tiyatroyu getirenler, esnaflıkta yetenekliler. Kürtlerin ise kendi kültürlerinde gelen zenginliği var. Türkçeye çevrilen türkülerin çoğu Kürtçedendir. Yüzde yüze yakını. Kürt kültürün yoz bir malzeme olarak kullananlar var. Akli olarak kullananlar da var. Kürtler bu ülkede büyük renk ve zenginliktir. Bazı kesimler Kürtlerin kökünü kazısak diye düşünür ancak ben Kürt olmasam da Kürtlerin zenginlik olduğunu düşünürdüm. Karadeniz başka, İç Anadolu, Güneydoğu başka bir zenginlik... —Sezen Aksu hayranı olduğunuzu biliyoruz. Bir de 'Vazgeçtim' şarkısını 'Nemadıvım' çevirerek okudunuz. Sezen Aksu'nun sizden para da talep etmediğini biliyoruz. Size destek veren başka sanatçılar var mı? Türkiye'nin tarihini kültürünü iyi bilen birkaç sanatçının destek verdiğini biliyorum. Sezen Aksu "Bestemi en iyi yorumlayan sanatçı" demiş. Ben öyle olmadığını düşünüyorum ancak yine de insanı mutlu eden ifadeler. ***
Sorunlarımızı çözecek gücümüz var Hepsi için değil. Ben çocukluğumdan beri oruç tutarım; sen İslami solsun derler. Bana öyle takılırlar. Bu benim ailemden gelen bir şey. İslam’da hak yenmesin, komşu açken tok yatamazsın öğütleri var. Bu anlamda çok düzgün ve aklı başında insanlar görüyorum. Önce insan olsun, merhametli olsun. Bunlar çok önemli. Bir şiddet manyaklığına kapıldık gidiyoruz. Arkadaşlarım “sana uzun vadeli vizeler alalım. Her an her şey olabilir” diyorlar. Ben bu ülkeyi bırakamam, ben bu ülkeyi çok seviyorum. Asla ayrılmayı düşünmüyorum. Her ne yaşanırsa yaşansın. Sorunlarımızı giderecek gücümüz var. Bu ülkenin etrafı Çin Seddi ile çevrilse ve akıllı insanlar toplansa sorunlarımızın çözüleceğine inanıyorum. Amerika ile girilen sapkın ilişkilere karşıyım. Geçen Amerikan yapımı “kurtlar ve kuzular” diye bir filme gittim. Orada adam kendi propagandasını yapıyor. Ben bütün sansürlere karşıyım ancak bu tür şeylere sansür koyulabileceğine inanıyorum. Bu hastalıkla, kendini Irak ve Afganistan'a girmekle haklı olduğunu ifade edebiliyor. (Bu makale 9929 kere okundu.) Copyright © GencYaklasim.com - Kaynak gösterilerek veya izin alınarak yayınlanabilir. | |
Bu yazarın tüm makalelerini görüntüle |
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Bir hayat vizyonunuz olmalı |
| Uzm. Psikolog Orhan Gümüşel ile söyleşi GİRİŞ: Hayat biraz sorgulamadır, biraz görme, biraz işitme, biraz dokunma ve hissetmedir. Kendini inşa etmedir. Yüreğine dönüp bakma, yaptıklarına ve yapacaklarına… Nereden geldiğine ve nereye gideceğine… |
| Devamı >> |