| İnsan bilmediğine düşmandır |
|
|
| Yazan Editör | |
| Sunday, 10 February 2008 | |
|
Son yıllarda ortaya çıkan bir kavram olan “İslamofobya” kabaca “İslam korkusu” demek olsa da, arka planında pek çok politik senaryoyu ve sosyolojik gerçeği barındırıyor. İslamofobya, bir taraftan dindar insanların dinlerini özgürce yaşamalarını engellerken,diğer taraftan da gayri Müslimler ile İslam arasında bir duvar örüyor. Her ne kadar bu duvar, İslama karşı merak ve ilgiyi kamçılasa da, geniş kesimlerin önyargılarına da zemin hazırlıyor. “İnsan bilmediğine düşmandır” sözü de bize İslam korkusunun kaynağında da cehaletin yattığını gösteriyor. Bu ayki kapak dosyamız için seçtiğimiz İslamofobya konusunda, avukat Aykut Tanrıkulu, Hudeybiye Antlaşmasından yola çıkarak bugünü değerlendiriyor ve yaşananları, “İslama hamile olan Batı”nın “doğum sancıları” olarak nitelendiriyor. Dış politika yazarı Mustafa Özcan, dünyadaki gelişmeleri özetlediği yazısında, İslamofobya’nın nereye gittiğini gözler önüne seriyor. Şükrü Bulut, “dışarıdan bir göz”le, İslam korkusunun boyutlarını, perde arkasını aktarırken, “global İslam karşıtlarının birinci hedefi dindar Hıristiyanlardır” diyerek, meseleye farklı bir boyut katıyor. İslam korkusunun propaganda merkezi Hollywood’u da unutmamak gerek. Kadir Karaca, sinema perdesine yansıyanları deşifre ediyor. 8-9 Aralık 2007’de İstanbul’da düzenlenen İslamofobya Konferansında tebliğ sunan isimlerden araştırmacı Vincent Geisser, Fransa özelinde Avrupa ülkelerindeki İslamofobya örneklerini, bu konudaki tezleri ve anti tezleri paylaşıyor. Kapak dosyamız dışına çıkacak olursak, bu ayki röportajımızın da ilginizi çekeceğini düşünüyoruz. Arkadaşlarımızın “gençlik ve cinsellik” ile ilgili sorularını cevaplandıran Ayrıca, fotoğraf yarışmamızı 20 Şubat’a kadar uzattığımızı da buradan duyurmuş olalım. Bediüzzaman konulu Mart sayımızda buluşmak üzere… Editör (Bu makale 4154 kere okundu.) Copyright © GencYaklasim.com - Kaynak gösterilerek veya izin alınarak yayınlanabilir. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Astronomi penceresinden kayyumiyet ve ezeliyet |
| Dinle de yıldızları, şu hutbe-i şîrînine, Nâme-i nurunu hikmet, bak ne takrir eylemiş, Hep beraber nutka gelmiş, hak lisanıyla derler: Bir Kadîr-i Zülcelalin haşmet-i sultanına, |
| Devamı >> |