Skip to content

Genç Yaklaşım Dergisi

Zulüm Yazdir E-mail
Yazan Nurdan Huyut   
Friday, 13 June 2008

Önce Filistin’de bebek doğdum…
Küçücük bedenimde türlü sevgiler yoğurup, çiçek dolu hayaller büyüttüm. Annem hep ağladı. Görünüşte doğuşumun verdiği sevinçti onu ağlatan, fakat belki de büyüdüğümü göremeyecek oluşunun ihtimaliydi göz pınarlarını taşırtan…

Kim bilir? Belki de, türlü rengi kanatlarında barındıran kelebeklere öykünmüş bir bebeciktim ben. Bir an yaşayıp ölen bir kelebekten farksızdım ben de. Binlerce bebek arasında varlığım da birdi, yokluğum da. Fakat diğerleri için hiçbir anlam ifade etmesem de, ailem için çok fazla şey ifade ediyordum. Yaşamam başkaları için değersizdi de, benim için önemliydi.

Sonra Afganistan’da çocuk oldum…
Yetim kalmış ne çok çocuğun arasındaydım. Yırtık pantolonum veya delik deşik edilmiş ayakkabılarıma sahip oluşum bile benim için, bizler için önemliydi. Başka diyarlarda yaşayan, onlarca ayakkabı, kıyafet ve yiyecek arasında kaldığı halde, hâlâ mutsuz olan insanların varlığını düşündükçe ürperiyorum. Her türlü özgürlüğü elinden alınmış bizler için; “Yeni” kelimesi olağanüstü bir lüksü anlatmakta hâlbuki. Ama tıpkı yaşamamızın hiçbir anlam ifade etmediği gibi, bu da o insanların çoğu için hiçbir anlam ifade etmiyor. Gözlerimizde sönüp kalmış hayallerimizin, bir parça taze ekmeğin, üç beş kuruşa alınabilecek yeni bir kumaş parçasının ya da annesiz ve babasız kalmışların oradan oraya sürüklenişi de manasızdır onlar için, eminim.
Burka’nın* altına gizlemeye çalışıyorlar anaların gözyaşlarını. Çaresiz dolu bakışlarını, kirli kumaş parçalarıyla örtebileceklerini zannediyorlar. Ama onların yüreğindeki yangının dumanı çoktan göğe ulaşmış da farkında değiller. Dudaklarının mührü altında kulağa değmemiş nice gizli duanın var olduğunu da bilmiyorlar. Yerden göğe yükselen feryatların farkına vardıkları gün, bizim kimsesiz olmadığımızı da anlayacak, sırtımızı yasladığımızın, ne büyük bir Yaratıcı olduğunu kavrayacaklar hâlbuki.

 Ve Irak’ta genç oldum…
Cinsiyetimin hiçbir önemi yok şimdi. Yapılan zulmün cinsiyet ayrımı yok çünkü. Vuran, vurulanı çoktan yok saymış, yaşayan cenazeler olarak görmekteler bizi. Bu gün vurulmadıysak şanslı mıyız? Peki ya yarın? Kim bilir ne zaman sıramız gelecek?  Okuma hayalleri, evlilik hayalleri, babalık veya annelik hayalleri zaten birer siluet iken, tamamen silinip gitmiş artık zihinlerimizden. Sanki bu topraklarda yaşayan insanların hafızaları bu tür hayalleri kuran kabiliyeti çoktan yitirmiş gibi…

 Ve bir gün vurdular beni…
Tıpkı bedenim gibi küçücük bir şarapnel parçası yettiydi ölümüme. Kalbimin tam ortasında, pek de üzerinde durulmayacak kadar ufak bir delik açıldığında, sanki annemin tahminlerini boşa çıkarmak istemiyordu hayat. Hayat haklıydı aslında. Öyle ya! Benim kocaman hayallerimin, şu kısacık ömürlerde yeri yoktu.
Boylu boyumca yere uzandığımda, Filistin’in, Afganistan’ın, Irak’ın ve diğerlerinin başına gelenler, bir film şeridinde dizilip, teker teker geçtiler gözlerimin önünden. Aslında zulüm kıyafet değiştirip, farklı zamanlarda, farklı mekânlarda, ama hep aynı düzenbazlıkla varlığını devam ettiriyor. Bazen sebep ırkçılıktan, bazen sebep maddiyattan, bazen de karşındakinin dini vecibelerini yerine getiriyor olmasından kaynaklanıyor.
Peki, tüm bunlar karşısında bizim elimizden ne gelir ki? Demeyin sakın…

Çünkü siz, elinizin, dilinizin yetmediği bu zulümlere, kalben buğz edip, bize her zaman dua ile yardım edebilirsiniz. İnsanlar adaleti çoktan kaldırmış olsalar da dünyadan, şu kısa dünya hayatından lezzet almamamızın, daima elem çekmemizin hiçbir önemi yok aslında. Çünkü zaten zulme uğrayanlar ebedi âlemde en güzel şekilde mükâfatlandırılacaklar.  Siz dua edin yeter ki. Kalben de olsa daima mazlumun yanında olun. Bizleri de Allah’a emanet edin. İşte o zaman her şey, eminim daha güzel olacaktır.

*BURKA:  İran, Afganistan,  Pakistan ve bazı Arap ülkelerinde, Müslüman kadınların giydiği, yüzü ızgaralı peçe, bedeni torba çarşaf şeklinde dış giysi demektir. Genellikle üç rengi vardır: Mavi, siyah ve kül rengi.


(Bu makale 7311 kere okundu.)

Copyright © GencYaklasim.com - Kaynak gösterilerek veya izin alınarak yayınlanabilir.

Nurdan Huyut
Yazar hakkında:

1986’da Muş ilinde doğdu. İlkokulu Şanlıurfa’da Vatan İlköğretim de okudu. Daha sonra Anadolu İmam Hatip Lisesi’ni kazanarak, orta öğretimini burada tamamladı. Liseye devam ederken babasının tayini sebebiyle Ankara’ya taşındı. Ankara Tevfik İleri İmam Hatip Lisesi’nden mezun oldu.


Devamı >>
 

Yorum ekle

Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır.
Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >

Anket

Ergenekon operasyonu derin devleti temizleyecek mi?
 

KAPAK KONUSU

Vatansız seyyahlar!
Kâinatta her şey bir akış halinde. Statik hiçbir şey yok. En hareketsiz görünen bir kaya parçasının içinde bile, atom altı âlemde astronomik hızlarda bir hareketlilik mevcut. Zerreden devâsâ kürelere kadar her şey deveran ediyor. Ya kendi ekseninde,
Devamı >>

Üye Girişi






Sifremi unuttum !
Siz de bize katilin? KAYIT Olun

Kimler Online

Su anda 1 ziyaretçi çevrim içi

İstatistikler

Üyeler: 588
Haberler: 612
Baglantilar: 7
Ziyaretçiler: 6356831