Skip to content

Genç Yaklaşım Dergisi

Anasayfa arrow Edebi Yaklaşım arrow Cahil bir cesaretle Cemil Meriç'i yazmak!
Cahil bir cesaretle Cemil Meriç'i yazmak! Yazdir E-mail
Yazan Tuba Nur Arıcan   
Friday, 01 June 2007

“Hayatını Türk kültür ve irfanına adayan münzevi ve mütecessis bir fikir işçisi.”

71 yıllık koca bir ömrün yarısını gözleri ile, kalan yarısını kalbiyle görerek geçiren bir aydın.

Cemil Meriç, düşünce dünyamıza kattığı eserler ve bakış açısıyla ölümünün üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen, hâlâ aranılan, ancak kitaplarını okuyanların hiçbir zaman yanından ayrılamadığı bir mütefekkir... 13 Haziran 1987’de hayata görmeyen gözlerini yuman Cemil Meriç, bugüne kadar hep düşünceleri ile tartışıldı ve anıldı.

38 yaşında gözlerini kaybetti Cemil Meriç. 4 yaşında okumaya başlamış… Gözlerinin rahatsızlığından önce de günde 12-14 saat arası okuyan bir insan. Kör olmak, onu zaman zaman isyana sürüklemiş. Geçmeyen bir sızı olarak yaşamış hep göremeyişini. Tarifsiz bir hasretle tasvir etmiş görmenin ne demek olduğunu.

“Görmek, yaşamaktı” onun için, “vuslattı”. “Her bakış, dış dünyaya açılan bir kement, bir kucaklayış, bir buse” idi. “Görmek, sahip olmak”tı. “Gören, hangi hakla yalnızlıktan bahsedebilirdi ki?” “Mevsimler bütün işveleriyle görenin emrinde ve renkler bütün cilveleriyle hizmetinde”ydi. “Çiçekler onun için açar, şafak onun için parıldar”dı.



***


Cemil Meriç, düşünce dünyamıza meş’ale tutan fikir âşığı. Okumanın değerini, ilmin, irfanın yüceliğini en derinlerinde hissedip, aksettiren ender kaşiflerden. İlim sahibi olmadan irfan sahibi olunmaz hakikatte; işte Cemil Meriç hem ilim, hem de irfan sahibi bir mütefekkir.

“Büyük yazar içinden geldiği sesi olduğu gibi haykırandır” diyordu Meriç ve düşüncelerine olduğundan farklı bir biçim verme kompleksine girmeden, içinden geldiği gibi haykırıyordu. Çünkü oa göre, “düşünceye cazip ve parlak bir fikir vermek, düşünceyi küçültür”dü.



***


“Her kitap, tılsımlı bir saray. Kapıları ilk gelene açılmaz.”


Kitabistanda ömür boyu süren inzivası, “bir tür kaçışla” başlıyor Meriç’in: “Düşman bir çevrede ister istemez kitaplara kaçıyorum. …Yaşamak için kendime yeni bir dünya inşa etmek zorundayım” diyor Meriç ve şöyle bir düşünce beliriyor dünyasında: “Zalim ve kıyıcı bir dünyadan kurtulmanın tek çaresi, reel dünyadan kitaplar dünyasına sığınmak.”

“Kitap bir limandı” oun için, kitaplarda yaşadı ve kitaplardaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdi. Kitaplar oun has bahçesiydi. Hayat yolculuğunun sınır taşları kitaplardı. Ayrı bir dili konuşuyordu çağdaşlarıyla. Gurbetteydi.



***


“Fildişi Kule”


Fildişi kulesinden ışığını yansıtan bir aydın... Bir anlamda inzivaya çekilir kulesinde…

Fildişi Kulesi bir zindan değil, bir liman.


***


İnsan Cemil Meriç


Merhametli bir insan Cemil Meriç. Cömert. Fedakâr.

Her türlü düşünceyi kabul etmese de saygılı.

Marifet de zaten, kendi düşüncemizin muhaliflerine saygı duymayı becerebilmek değil mi…

Acılarıyla, arayışları, yalnızlığıyla, evliliği, babalığı, dostluğu, mücadeleleri, kazandıkları ve kaybettikleriyle, göremeyen gözleri ve isyanlarıyla, şükürleriyle, yüreğinin coşkunluğu ve aşkıyla…

O bir fikir adamı.


***


Said Nursî


Nurculuk, bir tepkidir. Kısır ve yapma bir üniversiteye karşı medresenin, küfre karşı imanın, Batı’ya karşı, Doğu’nun isyanı. Her risale bir çığlık, şuuraltı’nın çığlığı. Zulmün ahmakça taarruzu olmasa, bu münzevi ses, böyle sayhalaşır mıydı?


(Cemil Meriç; Bu Ülke, s. 246, İletişim Yayınları)


***

Gerici kim?


Ne güzel tarif: “Gerici, bir toplumun gelişmesini sağlayacak hiçbir yeniliği istemeyen, her yönüyle eskiyi, özleyen ve eski düzeni getirmeğe çalışan (kimse)” (Meydan-Larousse) Tarifin tek kusuru bu ucûbenin hangi çağda, hangi ülkede yaşadığını söylememesi.

Murdar bir hal’den, muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir.



Gerici-ilerici… Düşünce hürriyeti bu mülevves kelimelerin esaretinden kurtulmakla başlar, düşünce hürriyeti ve düşünce namusu.”

( a.g.e., s. 80)


***

Tek dünyası kitaplar olan ve her kitabı meçhule, yani sonsuzluğa açılan bir kapı olarak gören bu dehanın, karanlığı aydınlatan ışığından öğrenecek çok şey var…


(Bu makale 8153 kere okundu.)

Copyright © GencYaklasim.com - Kaynak gösterilerek veya izin alınarak yayınlanabilir.

Tuba Nur Arıcan
Yazar hakkında:
Kendisi şu ana kadar bize biyografisini göndermediği için ayrıntılı bilgi veremiyoruz...
Devamı >>
 

Yorum ekle

Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır.
Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki

Anket

Ergenekon operasyonu derin devleti temizleyecek mi?
 

KAPAK KONUSU

Ben ve yıkılmış bir mezar
Sayfa sayfa dökülüyorum. Takvimlere yazılmışım. Yaprak yaprak tutunuyorum hayata. Dalımdan düşen rakamların sürekliliğinde, çabalamaktayım. Bir vuruşlar zincirinin halkalarından tek tek geçiyorum. Önce yelkovan takip ediyor, baltalıyor ömrümü, sonra akrep... Tik, taklar arasında mekikteyim. Önce tik, sonra tak…
Devamı >>

Üye Girişi






Sifremi unuttum !
Siz de bize katilin? KAYIT Olun

Kimler Online

Su anda 1 ziyaretçi çevrim içi

İstatistikler

Üyeler: 588
Haberler: 612
Baglantilar: 7
Ziyaretçiler: 6356849