Kültürel Yaklaşım
Sıra gecemizi de yoz kültüre kaptırdık | Sıra gecemizi de yoz kültüre kaptırdık |
|
|
| Yazan Süleyman Beydilli | |
| Friday, 12 September 2008 | |
|
Şanlıurfa’nın kültürel birikiminin en özel ve güzel yanlarından biri de hiç şüphesiz “Sıra Geceleri”dir. Sıra Gecesi kültürü Şanlıurfa’ya has olmakla birlikte son yıllarda medya sayesinde dünyaca tanınmış bir etkinlik haline gelmiştir. Ancak medya bu etkinliği yayarken yanlış tanıtmış ve Sıra Gecesi etkinliğinin sadece bir eğlence aracı olduğu fikri, tüm dünyada hâkim görüş olmuştur. Oysa sıra gecesi sadece bir eğlence etkinliği değildir. Kendi içerisinde çok derin manalar bulunduran sıra gecelerinin gerçek işlevini şöyle anlatabiliriz: Sıra geceleri Urfa kültüründe genellikle kış gecelerinde yakın arkadaşların oluşturdukları grupların, kendi aralarında haftada bir toplanıp çeşitli etkinlikler yaptıkları gecelerdir. Sıra gecesi televizyon kanallarının lanse ettiği gibi sadece müzikten ibaret olan bir organizasyon da değildir. Müzik sıra gecelerinin sadece bir bölümüdür. Sıra gecelerinde dinî, toplumsal, siyasî sohbetler yapılır, bu alanlara ait eserler okunup okunanlar üzerinde yorumlar yapılır. Ayrıca sıra gecesi arkadaşlığı mükemmel bir dayanışma örneğidir. Çünkü sıra arkadaşları arasında yapılan sohbetler, insanların yoğun geçen iş hayatında bir nebze olsun rahatlamasını sağlamaktadır. Sıra arkadaşları arasında maddî anlamda zor durumda olan birisi varsa, ondan habersiz herkesin gücü nispetinde para toplanarak maddî sıkıntı çeken kişiye teslim edilir. Sıra arkadaşlarından birinin yakınının düğününe ya da taziyesine tüm sıra arkadaşları katılır. Bu durum gerçek arkadaşlığın hem sevinci, hem de hüznü paylaşmak anlamına geldiğinin göstergesidir. Çünkü insanlar hem iyi günlerinde, hem de kötü günlerinde yanlarında dostlarını görmek isterler. Sıra gecelerini müzikli yapmak bir zorunluluk değildir. Müzikle ilgilenen ve enstrüman çalabilen arkadaşların sıra gecelerinde şarkı ve türküler okunabilir. Müzikli yapılan “Sıra Gecesi” geleneği Şanlıurfa ve çevresinde müzik kültürünün gelişmesine katkıda bulunmuş bir halk mektebidir. Divân, Rast, Uşşak, Hicaz ve Kürdî gibi makamlarla türküler söylenir ve bazı türkü aralarında ise hoyrat ve gazeller okunur. Bu tip sıra geceleri halk müziğimize yeni türküler ve büyük sanatçılar kazandırmaktadır. Mukim Tahir, Damburacı Derviş, Kel Hamza, Bekçi Bakır, Tenekeci Mahmut, Seyfettin Sucu, Kazancı Bedih, Mahmut Coşkunses, İsmail Badıllı, İbrahim Tatlıses ve Mehmet Özbek gibi sanatçılar Urfa’da yetişmiş büyük ustalardır. Sıra Gecesine gelenlere öncelikle acı kahve (mırra) ikram edilir. Acı kahve ikramından sonra çay ikramına geçilir, çiğköfte faslından sonra da misafirlere çay ikram edilir. Sıra gecelerinde alkollü içecek kesinlikle içilmez. Sıra arkadaşlarının içerisinde alkol kullananlar olsa da kendilerine alkollü içecek getirilmesini beklemezler. Çünkü sıra gecesinde alkollü içecek içilmesini evinde bulundukları arkadaşlarına saygısızlık olarak algılarlar. Sıra gecelerine özgü yemekler de vardır. Bunların başında çiğköfte gelmektedir. Sıra gecesinde her şeyin bir usulü olduğu gibi, yemek bölümünün de bir kaidesi vardır. Örneğin davet eden kişi kim ise yemeklerin yapımından ikramına kadar genel mesuliyet onundur. Sıra gecesinde sohbet ve/veya müzik faslının bitmesine yakın bir vakitte çiğköfte yoğrulmaya başlanır. Çiğköfte yoğurmak büyük maharet ister ve herkes sıra gecelerinde çiğköfte yoğurmaya cesaret edemez. Çünkü her sıranın çiğköftecisi bellidir. Çiğköfte yoğrulurken bir yandan da sofra kurulur. Çiğköftenin yanında mevsimine göre marul, salatalık, nane, pırpırım (semizotu) ve kuzukulağı, siyarpızı, tere gibi otlardan sofraya indirilir. Ayran da, çiğköftenin yanında vazgeçilmez bir içecektir. Hatta bu konuda bestelenmiş türküler bile vardır. Çiğköftenin yanında cacık, koruk salatası, çoban salatası, zeytin bostanası da ikram edilebilir. Çiğköftenin ardından kadayıf, katmer, şıllık, daş ekmeği, küncülü akıt, palıza, baklava ve şire gibi mahalli tatlılardan ikram edilir. Yapılan ikramların masrafını her hafta farklı bir kişi üstlenir ancak sıra arkadaşları gençlerden (öğrencilerden) meydana geliyorsa, yemek masraflarının bir kişiye yük olmaması amacıyla giderler bölüşülür. Buna yerel ağızda “Herefene” denilmektedir. Herefene geleneği aslında Ahilik kültürüne dayanmaktadır. Herefene kelimesi, Ahilik geleneğinde topluca yemek yeme anlamına gelen “Herifâne” kelimesinin zamanla değişmiş halidir. Ayrıca sıra gecelerinde bazı oyunlarda oynanmaktadır. “Tolaka” ve “yüzük fincan oyunu” bunlardandır. Yukarıda Sıra Gecesi geleneğini genel hatlarıyla anlatmaya çalıştım. Peki, Urfalıların dışındaki insanlarımızın ve dünyanın bildiği sıra geceleri; yani yozlaştırılmış, içi boşaltılmış, sadece eğlenceden ibaret sıra geceleri(!) nasıl ortaya çıktı? Sıra gecelerinin tanınmasının büyük adımı ülkemizde yerel ve ulusal TV kanallarının açılması ile gerçekleşmiştir. Türkiye’nin ilk yerel televizyonu Şanlıurfa’da kurulmuş ve Şanlıurfa kültürünü tanıtan programlar yapılmaya başlanmıştır. İlk zamanlar Şanlıurfa’nın aydınları tarafından yapılan programlar Sıra Gecesi kültürünü çok fazla bozmadan türkülerden örnekler verilerek ve eski ustalar yâd edilerek gerçekleştiriliyordu. Ancak zamanla yerel televizyonların izlenme oranı (reyting) derdine düşmesi ile birlikte artık ağırbaşlı programlar yerini gereksiz sözlerle dolu yayınlara bırakmaya başladı. Zamanla ulusal televizyon kanalları da bu tarz programlarla insanları ekrana bağlamayı başardı. Artık Urfalı olan bir iki şarkıcı bulmak yeterliydi bir program için. Zamanla ulusal kanalların yaptıkları da ilginç gelmemeye başladı insanlara. Bu kez Şanlıurfa’da sıra gecesi ekipleri furyası ortaya çıktı. Öyle ki, bir zaman ilanını gördüğüm ekibin ilanını ikinci defa göremiyordum. O kadar çok ekip ortaya çıktı ki, eline sazını alıp üç-beş arkadaşını bulan ekip kuruyordu. Kültürel manası çok büyük olan sıra gecesi geleneğini ranta çevirmek isteyenler işi çığırından çıkarmıştı. Bu ekipleri davetlere, düğünlere çağıran Urfalıların yanı sıra başka şehirlerden hatta ülkelerden de talep gelince “Sıra Gecesi ekibi” sektörü gittikçe büyüdü. Şanlıurfa’ya gelen yerli ve yabancı turistleri ağırlamak amacı ile kurulmuş konuk evlerinde Sıra Gecesi adı altında eğlenceler düzenlenmeye başlandı ve bu programlar halen devam ediyor. Önceleri sadece erkek arkadaşların bir araya gelerek edep, ilim, irfan ve kültürel özelliklerin sergilendiği, bilgi alışverişinde bulunulan, sanatsal etkinliklerin öğrenildiği ve yayıldığı sıra gecesi geleneği artık kadınlı-erkekli oynanan, vur patlasın çal oynasın tarzında eğlence programlarına dönüşmüştü. Hatta işi çığırından çıkaran bazı organizatörler içki servisleri yapmaya başladılar, bu gecelerde… Günümüzde yozlaşma eseri bu gecelere hemen her TV kanalında ve eğlence mekânında rastlamak mümkün. Bu işten rant sağlayan kişiler, sıra gecesi ismini o kadar kalitesizleştirdiler ki, şimdi bu işin üstatlarının kemiklerini sızlatıyorlardır. Temennimiz odur ki, Kültür Bakanlığı, Şanlıurfa Valiliği ve RTÜK bu alanda bazı kısıtlamalar getirmeli ve eline sazı her alan kişi TV’lerde ve eğlence mekânlarında boy göstermemeli! Çünkü sıra gecesi etkinliği hiç kimseyi eğlendirmek amacıyla yapılamaz, yapılmamalıdır. Ahlâk öğrenilen bir halk mektebi haline gelmiş sıra gecesi isminin, ahlâk dışı görüntülerle beraber anılması kültürümüz açısından utanç duymamız gereken bir konudur… (Bu makale 6801 kere okundu.) Copyright © GencYaklasim.com - Kaynak gösterilerek veya izin alınarak yayınlanabilir. | |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|