Skip to content

Genç Yaklaşım Dergisi

Anasayfa arrow Devrik Cümle arrow Kaybolmalar
Kaybolmalar Yazdir E-mail
Yazan Murat ÇETİN   
Friday, 20 March 2009

Henüz küçük bir çocuktun. Evden tek başına ayrılmana yeni yeni izin verilen yıllar... Evin içini avucunun içi gibi bilirdin, belki evinizin bulunduğu sokağı da. Peki ya mahalle? Koca şehir? Adres denen şeyden haberin yoktu.

Birbirine bağlanmış mahalleler, caddeler, sokaklar, kapı numaraları senin dünyana ulaşmamıştı.

Daha önce hiç görmediğin bir yerdeydin. Evler sizin sokaktaki evlere benziyordu, ama aynısı değildi. Amcalar ve teyzeler de, bildiğin amca ve teyzelerdi, ama sen tanımıyordun.

O kısacık hayatında kimleri tanıdıysan; mesela gidip dizlerine sığındığın annen, kapıda beklediğin baban, aklına bir şey takılınca sorduğun ağabeyin, ablan, sana bir aşinalık duygusu veren komşunuz, mahalledeki arkadaşın; hiçbiri yoktu.

Bilmediğin bir yerdeydin. Yalnızdın. Çaresizdin.

Ne yaşadıysan, o iki haneli bile olmayan ömründe, hepsi bir anda gözünün önünden geçti. Geleceğe dair hiçbir hayal kuramadığını fark ettin.

Belki biraz ağlamaklı oldun, ama dik durman gerektiğini düşünüp vazgeçtin; belki “ben daha küçük bir çocuğum” cümlesine sığınıp bırakıverdin kendini.

Her birini tanıdığın birine benzettiğin amcalar, teyzeler, ağabeyler ve ablalara yaklaşıp, titreyen sesinle yardım istedin.

Sana önce ismini sordular, sonra kimin oğlu ya da kızı olduğunu. Nerede oturduğunu da bilmek istediler.

Evet, kaybolan birine bunlar sorulurdu. Belki daha önceden öğütlemişlerdi sana. Kaybolursan ne söyleyeceğini ezberletmişlerdi.

Sonra o bambaşka, o yabancı dünyadan, kendi ailenle, arkadaşlarınla yaşadığın dünyana gittin.

Belki yine kayboldun, ama her kaybolduğunda evini daha çabuk buldun.

Sonra büyüdün, bir çocuk gibi değil, ama koca adam gibi kayboldun. Adres soracak birini aradın etrafında. Bir küçük yanlış anlama yüzünden kilometrelerce yolu boşu boşuna yürüdün.

Her defasında, artık kaybolmam dedin. Ama hep kaybolmaya devam ettin.

Bazen mekânda, bazen zamanda kayboldun.

Bazen sıkıntılar o kadar boğdu ki seni, hayatın içinde, dostlarının, arkadaşlarının, ailenin arasında, bildiğin sokaklarda kayboldun. Yıllarca küçük bir meselenin gittikçe büyüyüp seni daha çok hapsettiği bir dünyada yolunu bulmaya, mutlu, huzurlu bir yuvaya ulaşmaya çalıştın. O küçük çocuktan daha çaresiz, daha kimsesiz, daha zayıf ve daha hayalsizdin.

Oysa bilmen gerekenler aynıydı: Sen kimdin? Bu hayatta kimin vardı? Ve kendini nereye ait hissediyordun?

Kimse sana bunları sormadı, sen de düşünmedin. Yıllarca her gördüğün hayatı mutlu bir hayata, her gördüğün yuvayı huzurlu bir yuvaya, her gördüğün insanı dosta, sevgiliye benzetip, kendini o çocuktan daha çok kandırarak ve bir kayıp olarak yaşadın.


(Bu makale 4151 kere okundu.)

Copyright © GencYaklasim.com - Kaynak gösterilerek veya izin alınarak yayınlanabilir.

Murat ÇETİN
Yazar hakkında:
Kendisi şu ana kadar bize biyografisini göndermediği için ayrıntılı bilgi veremiyoruz...
 

Yorum ekle

Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır.
Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >

Anket

Ergenekon operasyonu derin devleti temizleyecek mi?
 

KAPAK KONUSU

İlim, hikmet, irfan mektebi: RİSALE-İ NUR
“İnsanı var kılan nedir? İnsanı ne yaşatır?” diye kendime sordum. Zihnimden ve hayalimden birçok kelime resm-i geçit yaptı. Hepsi de bir açıdan soruma cevap teşkil eder gibiydi. Fakat ben bu kelimelerden en hayatî olanını, en kapsamlısını seçmek istedim…
Devamı >>

Üye Girişi






Sifremi unuttum !
Siz de bize katilin? KAYIT Olun

Kimler Online

Su anda 1 ziyaretçi çevrim içi

İstatistikler

Üyeler: 588
Haberler: 612
Baglantilar: 7
Ziyaretçiler: 6356746