Telden Tele
Garip | Garip |
|
|
| Yazan Faruk Bahadır Önal | |
| Friday, 17 April 2009 | |
|
Üşüyen ellerini cebine attığında Eline sadece pantolonunun yırtık astarı geliyordu Babasından da isteyemiyordu Çünkü ayın on beşine daha çok vardı Buzlu yollarda yürürken Ayağındaki potinlere takıldı gözleri Ne zaman aldığını o bile unutmuştu Bazen yolların buz tuttuğuna şükrederdi Çünkü buz tutmasa Potinlerin altındaki yarıktan su girecekti Kitaplarını tutan elleri mosmor olmuş, Çatlamış dudakları kararmıştı. Soğuktan mıdır nedir, aç olduğunu bile unutmuştu Ona çorbayı en son rahmetli annesi yapmıştı. Bu yüzden birçok şeyin tadını unutmasına rağmen, Tarhananın tadını unutmamıştı. Tarhana çorbasının tadını ne zaman duysa Açlığı değil, annesi gelirdi aklına Ah! Derdi, ah keşke annem yanımda olsaydı da Olsaydı da keşke hep aç kalsaydım. Birden bire hayatı bir film şeridi gibi gözlerinde canlandı Kitapları sağa sola savrulmuş, Yırtık potinleri ayağından çıkmıştı. O da anlayamamıştı ne olduğunu Karşısında birisi ona gülümsüyordu. O da tebessümle karşılık verdi. “Siz kimsiniz” dedi. O da şöyle cevap verdi: “Seni annene götürecek kişiyim”(Bu makale 2450 kere okundu.) Copyright © GencYaklasim.com - Kaynak gösterilerek veya izin alınarak yayınlanabilir. |
| Sonraki > |
|---|
| Asr-ı Saadetin genç "yıldız"ları |
| “Sahabelerim yıldızlar gibidir. Hangisine uyarsanız, doğru yolu bulursunuz.” (Hadis-i Şerif) Yıldız dediklerimizle şekillenmiyor mu hayatımız? Yıldızlara bakarak buluruz yönümüzü. “Ne olacağım”ızın cevabı, |
| Devamı >> |