Skip to content

Genç Yaklaşım Dergisi

Anasayfa
En süper kahraman Yazdir E-mail
Yazan Murat ÇETİN   
Wednesday, 20 May 2009

Nedir insanlığın şu süper kahraman merakı? ‘Süperman’ler, ‘Spiderman’ler, ‘Hulk’lar, ‘Yarasa Adamlar’ ve türevleri…

Kimi uçar, kimi ışık hızında koşar, kimi yeşil dev adama dönüşür, kimi tonlarca ağırlığı parmağının ucuyla kaldırır, kimi duvarların arkasını görür, kimi gökdelenlere tırmanır.

İnsan sanki kendisine verilmiş yetenekleri yeterince ve yerli yerinde kullanıyormuş gibi, hep daha fazlasını ister. Ne var bunda denilebilir, bunlar gerçekleşmeyeceği bilinen birer hayal. Üstelik, bütün süper kahramanlar bu üstün yeteneklerini insanlara yardım etmek için kullanıyorlar.

O halde ben de bir hayal kuruyorum ve zihnimde bir süper kahraman çiziyorum. Bu kahramanın tek yeteneği ‘empati’. O, sadece karşısındaki insanın yerine kendisini koyup onun acılarını, dertlerini hissetmiyor; dünyanın herhangi bir coğrafyasında, her hangi bir insana karşı da empati besliyor, onun hissettiklerini, kendi hissettiklerinden bir fark olmadan hissediyor. Onun acılarını, aynı kendi acıları gibi yaşıyor, ona yapılan zulümler kendisine yapılan haksızlıklarla aynı derecede içini yakıyor.

Belki bu, diğer süper kahramanlarda görmeye alıştığımız türden bir yetenek değil. Hatta bir yetenekten çok insanın hayattan zevk almasını, doyasıya yaşamasını engelleyen bir kusur. Ama zaten amacımız insanlara yardım etmek değil mi? Bütün diğer kabiliyetlerimiz olsa bile başkasının acısını kendi acımız olarak hissetmeden kime nasıl yardım edebiliriz ki? Başka hiçbir insanüstü yeteneğimiz olmasa bile, sırf empati ile neler başaramayız ki…

Nerde bir masumun üzerine bomba yağıyor, onun yanında olur, tüm gücümüzle yardım ederiz.

Nerde bir hak gasp ediliyor, kendi hakkımız gasp ediliyor gibi sahip çıkarız.

Ağlayanlarla ağlar, dert çekenle dertleniriz. Her günümüzü, aslında kendi acımız da olan bir acıyı dindirmeye, aslında kendimize yapılmış olan bir zulmü ortadan kaldırmaya adarız. Gerektiğinde uçar gibi gideriz, sadece duvarların değil dağların arkasını bile görürüz, nerede bir zulüm var, öfkemizden devleşir koca bir yumruğa dönüşürüz.

Ve aslında diğer hiçbir süper kahramanın yapamadıklarını yaparız. Üstelik bütün bunlar hiç gerçekleşmeyeceği bilinerek kurulan hayaller de değil. Zaten –hadiste de belirtildiği gibi- hepimiz bir vücudun organları gibi değil miyiz? Birimizin acısı hepimizin acısı, birimizin hastalığı hepimizin hastalığı oluverir.

Ve aslında, inanan herkes birer potansiyel süper kahraman değil midir?


(Bu makale 4499 kere okundu.)

Copyright © GencYaklasim.com - Kaynak gösterilerek veya izin alınarak yayınlanabilir.

Murat ÇETİN
Yazar hakkında:
Kendisi şu ana kadar bize biyografisini göndermediği için ayrıntılı bilgi veremiyoruz...
 

Yorum ekle

Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır.
Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >

Anket

Ergenekon operasyonu derin devleti temizleyecek mi?
 

KAPAK KONUSU

Allah yaratır alet kullanmadan
-Evrim teorisine eleştirel bir yaklaşım ve yaratıcı zorunluluğu-   Giriş: Ünlü filozof Aristo, kurbağaların bataklıklardan teşekkül edişini “spontane generasyon” diye isimlendirmiş, yani “kendiliğinden oluşma” şeklinde ifade etmişti. Aristo çok tanrılı Yunan mitoloji döneminden, tek tanrılı döneme geçişin filozoflarından biridir.
Devamı >>

Üye Girişi






Sifremi unuttum !
Siz de bize katilin? KAYIT Olun

Kimler Online

Su anda 1 ziyaretçi çevrim içi

İstatistikler

Üyeler: 594
Haberler: 612
Baglantilar: 7
Ziyaretçiler: 6472373