Skip to content

Genç Yaklaşım Dergisi

Anasayfa
Düğün sektörü Yazdir E-mail
Yazan Dr. Veli SIRIM   
Thursday, 01 February 2007

Kırk gün kırk gece süren düğünler. Çoğu zaman masallarda duyduğumuz eğlence ve kutlamaları ifade eder bu cümle.

Bu cümlede zenginliğin ihtişamı anlatılır. Düğüne konu olan çiftlerin veya ailelerinin belki bir padişah, belki bir paşa, belki yüksek düzey bir komutan ve yakınları olduğu anlaşılır. Böyle bir mana anlaşıldığı içindir ki, köylüsü kasabalısı, fakiri orta hallisi kendine göre evlenir, kendine göre düğün yapar.


Kısacası köylü köyünde, evli evinde olur. Yine masallardaki gibi herkes mutluluğun bir kenarından yakalamaya çalışır. Haline şükreder; şikâyet edecek de pek fazla bir şey bulamaz.


Günümüzde evlilik ve düğün denilince birbirine çok zıt mânâlar ve uygulamalar kendini göstermekte.


Bir yanda kırk gün kırk gece süren düğünlere taş çıkaracak seviyede, milyon dolarlarla düğünler yapılıyor; dolu cepler boşalıyor. Çünkü…


Çünkü öyle olması olmazsa olmaz bir kanun gibi görülüyor. Eskiden “eller ne der” ifadesi belki şimdilerde kullanılmıyor; ama artık medya var. Magazin medyası. Televole medyası. Paparazzi medyası.


Böylesi bir medyanın körüklediği kafalar ve zihinler, hangi gelir grubundan olursa olsun, ya aynısını veya biraz da olsa benzerini hayata geçirmeyi planlıyor.


Hele bir de, “düğün” kavramının hayalleri süsleyen pek çok idealleri içine alması eklenince… Bu uğurda kurulacak yeni bir yuva için, eskiden kurulan yuvalar sarsılıyor. Sarsılan yuvalarla birlikte, çürük ve derme-çatma kurulan yuvalar hayata geçiriliyor.


Zihinlere hâkim olan özentiler içeriden, magazin dünyasının sürekli vitrine çıkardığı uç ve uçuk evlilik örnekleri dışarıdan kurdukları baskılar, düğün kavramını korkulu rüya haline getiriyor.


Belki ortaya karamsar bir tablo koyduk. Ama bu tablo bir realite ve evlilik geçitinden geçen hemen herkes bu realiteyle bir şekilde tanışıyor. Her geçen gün bu realitenin faturası daha da kabarıyor; hem cepleri, hem kalpleri daha fazla yakıyor.



Hazır paket düğünler


Eskiden kırk gün kırk gece düğün yapan sultanlar, padişahlar, krallar acaba günümüze gelselerdi ve artık dünya çapında bir sektör haline gelen düğünlerin maliyetlerini görselerdi acaba ne yaparlardı?


Çok büyük ihtimalle 40 günlük süreyi en alt seviyelere kadar indirebilmek için her türlü çareye başvururlardı.


Belki de karizmalarına halel gelmemesi için evlenmekten veya evlendirmekten mümkün olduğunca kaçınırlardı.


Bu tespitimizi haklı çıkaracak belki yüz binlerce örnekten bir tanesini aktaralım.


17-19 Şubat 2006 tarihlerinde, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayında “Evlilik Dünyası 2006” isimli bir fuar düzenlendi. “Hayaller Gerçeklerle Buluşuyor” sloganıyla gerçekleştirilen bu organizasyon Türkiye’nin en büyük evlilik hazırlıkları fuarı olarak basın organlarında çok geniş bir şekilde yer aldı. Organizatör firma tarafından yapılan açıklamaya göre yaklaşık 150 basın mensubunun izlediği fuar, ana haber bültenlerinde toplam 1 saat 9 dakika gösterildi.


Üç gün üç gece süren bu fuardaki yerli ve yabancı katılımcı firmaların sayısı, düğün sektörünün boyutları hakkında bir ipucu veriyor.


Tam 200 firma.


İsterseniz bu firmaların hangi alanlarda faaliyet gösterdiklerine bir bakalım.


En başta gelinlik üreten firmalar dikkatleri çekti. Yerli ve yabancı mankenlerin katılımıyla üç günde dört gelinlik defilesi düzenlendi. Örneğin Brezilyalı manken Rafaella Ferraro’nun giydiği gelinliğin fiyatının 9 bin YTL olduğu ballandıra ballandıra anlatıldı. Kısaca hem gelinliklere, hem gelinlere bir standart sunuldu. Tabii sunulan gelinlikler aracılığıyla bir hayat kültürü ve standardı da şuuraltına yerleştirildi. Bu standardın içinde saç ve makyajlara, takılara ve hattâ danslara da yer verildi. Gelinliklerdeki bu zenginlik ve çeşitlilik damatlıklarda olmasa da, yine aynı yaklaşımın ve anlayışın hakim olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu vesileyle aynı organizasyonun 2-4 Şubat 2007 tarihlerinde, yine Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayında gerçekleştirildiğini belirtelim.



Düğün listeniz hazır mı?


Düğün davetiyeleri, düğün pastaları, düğün sofraları, balayı programları, oteller, süsleme ve dekorasyon, hattâ nikah şekerleri gibi pek çok “önemli” unsurları, bu sektörün kurtları tarafından belirlenen “ihtiyaç listelerinde” bulmak mümkün.


Hemen söyleyelim listeler tek değil. Sadece düğün törenleri için hazırlanan ve sunulan listeler bile dilimizi uçuklatacak cinsten. Bunun dışında ayrı ayrı hazırlanmış listeler de var. Mutfak gereçleri için ayrı, mobilyalar için ayrı, servis parçaları, yemek takımları, çatal-bıçak takımları, elektronik eşyalar, dekoratif eşyalar, banyo eşyaları, örtüler ve devam edip giden eşyalar için boy boy listeler. Her bir listede neler var neler.



Değirmenin suyunu merak edenlere


Bu kadar liste. Her bir listeyi denkleştirme telaşı. Peki ya bu değirmenin suyu nereden gelecek? Hiç üzülmeyin, heyecanlanmayın ve endişelenmeyin. Bu da sizin, bizim adımıza çoktan düşünülmüş. Son derece masumane, iyi niyet ve kolaylık maskeleriyle birlikte, bu büyük pazardan pay alma yarışında bulunan bankalar evlilikle ilgili her türlü alışveriş için kredi vaadediyorlar. Adeta “Yeter ki harcayın. İstediğiniz kadar, hiç düşünmeden harcayın” diye yalvarıyorlar.


Çok yönlü ve dünya çapında etkisini sürekli artıran ve belki de kârlılık oranı en yüksek alanlardan birisi olan düğün pazarı, çok para kazanma çabasındaki firmaların ağzını sulandırmaya, bu sektörden alabildiğine istifade edebilme çabasına sahne olmaya devam edecek. Ama asıl maksat müşteri kitlesine hissettirilmeden ve son derece masumane kılıflar ve yaldızlı düğün paketleri içinde.


Özet olarak söylemek gerekirse; gelin ve damat düğün pastalarını kesip birbirlerine ikram ederken, düğün sektörünü bir pasta gibi görenler, bu pastadan daha büyük pay alabilme yarışı içindeler.


Her birisi sanki “Siz düğününüzü yapın. Nasıl olacağına hiç karışmayın. Aklınızı hiç yormayın. Biz sizin yerinize düşünür, sizin için her şeyi hazırlarız” der gibiler.


Bu tabloda yeriniz hazır mı?


(Bu makale 7295 kere okundu.)

Copyright © GencYaklasim.com - Kaynak gösterilerek veya izin alınarak yayınlanabilir.

Dr. Veli SIRIM
Yazar hakkında:

12.08.1968'de Manisa-Kula'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini burada tamamladı.

1991'de M.Ü. İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Temel İslam Bilimleri İslam Hukuku Anabilim Dalına bağlı olarak "İslam Devletler Hukukunda Milletlerarası Anlaşmazlıkların Sulh Yolu ile Çözümü" başlıklı tezle yüksek lisans eğitimini tamamladı (1993).

Devamı >>
 

Yorum ekle

Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır.
Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >

Anket

Ergenekon operasyonu derin devleti temizleyecek mi?
 

KAPAK KONUSU

Bize aşkı yanlış anlatıyorlar
Dr. Senai DEMİRCİ ile söyleşi “Aşk şehveti, cinselliği içermekle birlikte ondan daha fazla bir şeydir. Bu zamanın sorunu, herhangi bir kadının ya da erkeğin herhangi bir erkeğe ya da kadına duyduğu ilgiye endekslenmesi ki, şehvetin aşkın yerine konmasıdır.”
Devamı >>

Üye Girişi






Sifremi unuttum !
Siz de bize katilin? KAYIT Olun

Kimler Online

Su anda 1 ziyaretçi çevrim içi

İstatistikler

Üyeler: 588
Haberler: 612
Baglantilar: 7
Ziyaretçiler: 6356850