Devrik Cümle
Benim zaman makinem | Benim zaman makinem |
|
|
| Yazan Murat ÇETİN | |
| Monday, 01 January 2007 | |
Ey zaman makinesiyle, zamanda yolculukla, zaman tüneliyle içli-dışlı olmuş sinemacılar, edebiyatçılar, şaşarım sizin aklınıza! Benim zaman makinem olacak da, öyle ufak meselelerle, -inciri tenzih ederim ama- incir çekirdeğini doldurmayan konularla harcayacağım elimdeki bu devasa malzemeyi, heyhat!
Bırakın kişisel meselelerinizi, dar çerçevenizi, belirli konular etrafına saplanıp kalmışlığınızı da, tarihe bir daha bakın. Onun içinde gezerken, neleri atladığınızı, neleri kaçırdığınızı görüp, hayıflanın… Benim zaman makinem olsa, neler yapmazdım, nerelere gitmezdim ki… Mesela, Nuh tufanını asla kaçırmazdım. Hayatımda görüp göreceğim, yaşayıp torunlarıma anlatacağım daha büyük bir tecrübe olabilir mi, o tufanı yaşamaktan, Hazreti Nuh’un gemisinde bulunmaktan başka? Zaman makinem olacak da, İbrahim aleyhisselamı yakmayan ateşi görmeden döneceğim, öyle mi? Hazreti Musa’nın Kızıldeniz’i asasıyla ikiye yarıp geçtiği, Firavun’un ise tekrar birleşen denizde boğulduğu sahneden mahrum kalacaksam, ne işe yarar böyle bir makine? Yusuf aleyhisselamla zindan arkadaşlığı yapmadıktan, Hazreti İsa’nın elini sürüp iyileştirdiği hasta olmadıktan sonra, zaman makineniz ha olmuş, ha olmamış, ne yazar? Hazreti Peygamberin bir işaretiyle ayı ikiye böldüğü âna ayarlayıp makinemin zaman sayacını, ayın en net görüldüğü bir tepeye kurulmayacaksam, niye alayım bu makineyi? “Bu yüzde yalan olmaz” denilen bir yüzle karşılaştırma fırsatı veren bir zaman makinemi, kendi küçük dünyamın küçük hesapları için kullanmak akıl kârı olabilir mi? Beni şu an bulunduğum yerden alıp, “sahabe” mertebesine ulaştırabilen bir makineyi, Allah’ın Resulüne anlatmaktan, onunla sohbet etmekten başka ne isterim? Fatih’in gemilerini karadan yürütüşünden, Çanakkale’nin geçilmezliğini tarihe kazıyan kahramanlardan uzak tutabilir miyim makinemi? Bediüzzaman’ın Divan-ı Harp’teki kahramanca savunmasını heyecanla izlemek, Risalelerin çoğaltılmasına yardım etmek ve ondan bir ders alıp hayatıma bir anlam katmak da makineme yükleyeceğim görevler arasında olurdu mutlaka. Bir gün böyle bir makine yapılabilir, böyle bir tünel açılabilir mi ya da ben yetişebilir miyim bilmiyorum; ama binlerce yıl öncesinin insanlarını, bu asra getirsek, “Asıl tufan, asıl ateş, asıl zindan buradaymış” deyip geri kaçarlar mı acaba, diye de düşünmeden edemiyorum… (Bu makale 9020 kere okundu.) Copyright © GencYaklasim.com - Kaynak gösterilerek veya izin alınarak yayınlanabilir. | |
Bu yazarın tüm makalelerini görüntüle |
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Ânı geçmişe uğurlarken... |
| “Ey insan! Zaman sensin. Sen iyi olursan, zaman da iyi olur. Kötü olursan, zaman da kötüdür” der Hz. Muâviye (ra). İnsan, kendi şahsî zamanını şekillendirmek noktasında tesir sahibi olduğu gibi; insanlık tarihiyle ilgili zamanın genel akışına da etki eder. |
| Devamı >> |