Gençlik enerjisi doğru yönlendirilmeli
Yazan Administrator   
Wednesday, 01 August 2007

Ankara Üniversitesi Psikiyatrik Kriz Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Işık Sayıl, Gençlerde çok büyük bir enerji olduğuna işaret ederek, bu enerjinin doğru yola yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Sayıl, televizyon kanallarının da bu konuda duyarlı olması gerektiğini vurgulayarak, “Diziler, gençleri yönlendiriyor. Televizyonlar bilgilendirici, eğitici programlar yapmıyor. Halbuki televizyonlar aracılığıyla topluma pek çok bilgi verilebilir. Buralarda toplumsal sorunlara yönlendirilecek mesajlar yer almalı” diye konuştu.
“Türkiye’de ruh sağlığını tehdit eden en büyük sorun, gençlerdeki sınav kaygısı ile aile içi şiddet” olduğunu da kaydeden Prof. Dr. Sayıl, Türkiye’deki gençlerin risk altında olduğunu belirtti. Eğitim sisteminin, gençlerin ruh sağlığını öne çıkaran bir modele oturtulamadığını ifade eden Prof. Sayıl, “Sınav ve sınavda performans kaygısı ile anne babaların beklentileri, çocuğun ruh sağlığını bozuyor. Dolayısıyla çocuklar, çocukluklarının gereğini yaşayamıyorlar” dedi.
Kriz merkezine çoğunlukla gençler ve kadınların başvurduğunu anlatan Sayıl, kadınların aile içi şiddet, gençlerin ise sınav kaygısı ve ebeveynleriyle olan sorunları nedeniyle başvuruda bulunduğunu söyledi. Sayıl, aile içi şiddetin kadınların kendilerine olan saygılarını yitirmelerine neden olduğunu ifade ederek, şiddetin, kadına çaresizlik yüklediğini, her şeye rağmen kendisine şiddet uygulayan eşiyle birlikte yaşamasının, kadını depresyona ittiğini anlattı.

*

Anne “çöp”e atılır mı?

Hindustan Times gazetesinin haberine göre, Palaniappan adlı yarı felçli yaşlı kadını çöplükte bir Hintli çift buldu. Yaşlı kadın, kendisini kurtaran çifte, en küçük kızıyla diğer aile bireyleri arasında kendisine kimin bakacağı hakkında tartışma çıktığını, ardından kızının yanına oğullarını da alarak kendisini çöplüğe attığını anlattı.Palaniappan’ın bu şekilde ailesi tarafından dışarı atılmasına öfkelenen siyasetçiler, yetkili makamlardan söz konusu aileye karşı önlem almasını isteyeceklerini bildirdi. Sosyal Refah Bakanı Poongothi de, yetkililerden yaşlı kadının bakımının sağlanmasını istediğini, kadının çocuklarına karşı dava açılacağını söyledi.

*

Iraklı çocukların durumu vahim

BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) acil durum programları müdürü Dan Toole, Iraklı çocukların durumunun 1 yıl öncesinden, hatta 3 yıl öncesinden daha kötü olduğu belirtti.Dan Toole, artık Iraklıların, Irak’a uygulanan uluslararası ambargolarla baş edebilmek için idam edilen devrik lider Saddam Hüseyin döneminde verilen, hükümetin karşıladığı gıda yardımlarını bile güvenli bir şekilde alamadığını söyledi. Irak’taki kadınların ve çocukların durumunun, Samarra’daki Şii türbesinin Şubat 2006’da bombalanmasından bu yana önemli oranda kötüleştiğini kaydeden Toole, ABD’nin Saddam rejimini devirdiği 2003’ten kısa süre sonra halkın ülkede özgürce seyahat ederek, gıda marketleri ve sağlık merkezlerine gidebilmesinin sağlandığı ortamın da artık bulunmadığını ifade etti. Askeriye türbesinin bombalanmasından sonra, hala devam eden mezhepler arası şiddet olayları patlak vermişti. Beslenme ve sağlıkla ilgili göstergelerinin kötüye gittiğini söyleyen Toole, UNICEF’in ülkeden kaçan mültecilerden bu konuda aldığı bilgelerin endişeye yol açtığını belirtti. Toole, ülkedeki şiddet yüzünden annelerin çocuklarını okula göndermeye, ya da muayene ve besin takviyesi için sağlık merkezlerine götürmeye korktuğunu da söyledi.

*

80 milyon yaşındaki balık!

80 milyon yıl önce soyunun tükendiği sanılan ‘coelacanth’ türü balık, Güney Afrika’da Zanzibar adası açıklarında görüldü. Zanzibar Denizcilik Enstitütüsü’nden araştırmacı Nariman Jidawi, balığın, adanın kuzey ucunda balıkçılar tarafından bulunduğunu söyledi. Balıkçılar bize garip bir balık yakaladıklarını haber verdiler. Biz de hemen oraya giderek balığı inceledik ve bir coelacanth olduğunu anladık” diyen Jidawi, balığın 1.34 metre boyunda ve 27 kilogram ağırlığında olduğunu bildirdi. Coelacanth adlı balık türünün kökleri, 360 milyon yıl öncesine dayanıyor. 80 milyon yıl önce soyunun tükendiği sanılan balıklara 1938 yılında Güney Afrika sularında rastlandıysa da, o günden bu zamana başka bir ize rastlanmamıştı.

*

Mesnevi’yi aruz vezniyle çevirdi

Mevlana’nın en önemli eserlerinden Mesnevi’nin tamamını asırlar sonra aruz vezniyle Türkçe’ye çeviren Ahmet Metin Şahin, 10 yılda tamamladığı çalışmasını yayınladı. Daha önce çeşitli yazarlar tarafından Mesnevi’nin bazı kısımlarının aruz vezniyle çevirilerinin yapıldığını belirten Ahmet Metin Şahin, “Mesnevi’nin aruz vezniyle çevirisine teşebbüs eden birçok şair oldu. Ancak kimisi yarım cilt, kimisi bir cilt, kimisi bin beytini çevirdi. Ancak ben ısrar ettim, inat ettim ve tamamını aruz vezniyle Türkçe’ye çevirdim. Bu konuda ilk çalışmayı Lale Devri’nde Süleyman Nahifi hazretleri 1730 yılında yapmış. Ondan asırlar sonra da Allah bana nasip etti. 276 yıl sonra Mesnevi’nin çevirisini ben tamamlamış oldum” dedi. Mesnevi’nin tercümesini 10 yılda tamamladığını belirten Şahin, “Çeviriyi yaparken zorlanmamak mümkün değildi. Tercümeyi tamamladıktan sonra, defalarca okuyarak düzeltmelerini yaptım. 10 yıl sonra eser yayınlanmaya hazır hale geldi. Çalışmayı yaparken diğer tercümeleri de göz önünde bulundurdum. Biri başka bir manada, diğeri başka bir manada yazılmış olabiliyor. Ancak en son tercüme edenin, o manaları birleştirerek daha iyi bir açıklıkla anlayabilme şansı var. Bu durumdan da yararlandım” diye konuştu.

*

Parmak izinden cinsiyete

Polisin bir adli vakayı çözüme ulaştırmasında parmak izi büyük önem taşır.

Olay mahallerinde parmak izi toplanması için kullanılan standart teknikler arasında bu işe özel tozlar, sıvılar ve uçucu maddeler vardır. Ancak bunlar son derece değerli adli ipuçlarını, örneğin izlerin içindeki kimyasal kalıntılarını silebilir.
Ancak araştırmacılar jelatinden yapılan özel bir bantla adli delil ekiplerinin olay mahallerinden toplanan izleri kimyasal olarak inceleyerek failin beslenme alışkanlığından cinsiyetine ve ırkına kadar pek çok önemli bilgiye ulaşmalarını sağlayabilecekler.
Bu jelatin bant kapı kolu, fincan sapı, bombeli cam ve bilgisayar ekranından, tıpkı geleneksel parmak izi alma teknikleri gibi, iz toplayabilecek. Ardından bu jelatin, son derece hassas bir aletin içine yerleştirilecek. Bu alet, birkaç saniye içinde kızılötesi ışınlar aracılığıyla jelatin üzerindeki izlerin adeta kimyasal bir fotoğrafını çekecek.
Parmak izleri bir gramın milyonda biri oranında sıvı ya da aynı miktarda başka bir şey içerebilir. Bu da parmak izinin sahibi hakkında polise ve adli tıp uzmanlarına olayla ilgili son derece değerli bilgiler verebilir.
Araştırmacılara göre bu yeni tekniğin geleneksel tekniklerden bir farkı da orijinal izlere zarar vermeyecek ve böylelikle o izlerin yeniden incelenmesine imkân sağlayacak..

*

Çin’de İnternet oyunlarına yaş tedbiri

Yeni uygulama doğrultusunda hükümet, Çin’de internet oyunları üreten şirketlerin kullanıcılara kimlik bilgisi sorması kararlaştılırdı. Buna göre şirketler, 18 yaş altındakilerin 3 saatin sonunda oyunu bırakmalarını ve “uygun bir fiziksel egzersiz” yapmalarını bildiren bir program da yüklemek zorunda kalacak.Eğer kullanıcılar oyuna devam ederse, yüklenen program oyunda kazanılan puanların yarısını silecek. 5 saatin sonunda hala oyunu burakmamış olan kullanıcılarınsa, tüm puanları silinecek. Çin Hükümeti’nin Basın ve Yayın İdaresi’nden yapılan açıklamaya göre uygulama, oyun bağımlılığıyla savaşmayı, “İnternet ortamını temizlemeyi” ve “medeni İnternet kullanımına” teşvik etmeyi amaçlıyor. Ülkede yayınlanan National Business Daily gazetesinin haberine göre, 2006 sonunda Çin’deki 30 milyon İnternet kullanıcısının yüzde 10’u 18 yaşından küçüktü. Bu sayıları gözardı etmeyen hükümetse, “kararında oynanan bilgisayar oyununun beyin için iyi olduğu, fakat bağımlılığın vücuda zarar verdiği” fikrinden yola çıkıyor. Çin devlet başkanı Hu Jintao Ocak ayında yeni kurallar yürürlüğe sokmuş, devletin istikrarı için “sağlıklı bir internet kültürü” oluşturmak gerektiğini söylemişti. Çin hükümeti ülkede Internet kullanılmasına izin verse de, kullancılıarın devlet siyasetine uygun olmayan sitelere girmesini filtre sistemleriyle engelliyor.

*

CV’nizi sanal aleme göre hazırlayın

İnternette iş aramak hızlı, pratik ve elbetteki ekonomik. Hem zaman kaybı az, hem de çok sayıda kariyer sitesinde kendinize yeni seçenekler açabiliyorsunuz. Online iş başvurusu yaparken en büyük sorun, CV’nizi doğru biçimde sunmanız. Yurtdışında bazı şirketler İnternet’ten yapılan başvuruları doğrudan bir yazılımla, Applicant Tracking System (ATS) ile eliyorlar. Bu ve benzeri yazılımlar iş başvuru formundaki anahtar sözcükleri ve cümleleri tarıyor ve ona göre insan kaynakları departmanlarına elenmiş sonuçları iletiyor. Başvuru yaptığınız şirket bu tür bir sistem ya da yazılım kullanmasa bile CV’nizin hazırlanışında çok dikkatli olmanız gerekiyor. Çünkü CV’niz online başvuruda sizi takdim edecek ilk ve de belki de tek unsur. Onu okuyup değerlendirecek kişinin de çok zamanı olmayacağını hesaba katarsak, CV’nizin dikkat çekmesini istediğiniz bölümlerini çok iyi bir biçimde hazırlayın. İşte dikkat edilecek maddelerden bazıları:

-Hangi şirketlere ve hangi konumlara başvuracağınızı iyi belirleyin ve bir liste yapın. Niteliklerinize uygun olmayan işlere asla başvurmayın. Aynı şirketlere, aynı konumlar için üstüste CV göndermeyin.
-Başvuru için e-mail kullanıyorsanız, e-mail’inizin spam konumunda olmamasına özen gösterin. Mümkünse hotmail, yahoo gibi adreslerden gönderim yapmayın.
-Uluslararası kariyer sitelerini takip edin. Online kariyer sitelerinde CV’niz bulunsun, size gelen önerileri değerlendirin.
-Eğer online bir başvuru formu yerine e-mail ile başvurma şansınız varsa, onu kullanın. CV’nizin yanına bir kısa başvuru mektubu ekleyebilirsiniz. Burada da iş geçmişinizi kısaca özetleyebilirsiniz.

-CV’nizi çok süslü bir biçimde tasarlamayın. Çok sade, anlaşılır tasarımları ve word formatını tercih edin.
-E-mail ile başvurmanın tek handikapı, email’inizin doğru kişiye ulaşmama riski ve attachment’ların çeşitli email programlarında kabul görmeme durumu. Bu tür risklere karşı, başvurduğunuz firmanın kurumsal sitesini takip edip, online formlarla başvuru yapmayı tercih edin.


(Bu makale 12970 kere okundu.)

Copyright © GencYaklasim.com - Kaynak gösterilerek veya izin alınarak yayınlanabilir.

Administrator
Yazar hakkında:
Kendisi şu ana kadar bize biyografisini göndermediği için ayrıntılı bilgi veremiyoruz...